- Berbat :(- Eh işte !- İyi !- Beğendim !- Nefis ! - 109 oy aldı. 5 üzerinden ortalama: 4,21
Loading...

Ezogelin Çorbası

Ezogelin çorbası nasıl yapılır?

Türk mutfağının vazgeçilmez nefis çorbalarından ezogelin çorbası Gaziantep’in Oğuzeli ilçesine bağlı Uruş ( Dokuzyol ) köyünden günümüze kadar yayılmış Ezo Gelin‘den alır. Mercimeği, domatesi, bulguru ve pirinci ile yapılan bu nefis çorbanın hikayesi çok acıklıdır. Yazımızın en sonuna hikayesini paylaşacağım, merak ettiyseniz oradan okuyabilirsiniz.

Malzemeleri:

  • 8-10 su bardağı et suyu veya kemik suyu
  • 2 Su bardağı kırmızı mercimek
  • 1 fincan pirinç
  • 1 fincan bulgur
  • 1 çorba kaşığı biber salçası
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 2 baş soğan
  • 2 çorba kaşığı un
  • Sıvı yağ
  • Karabiber
  • Tuz
  • 3 Çorba kaşığı kadar kuru nane
  • İsterseniz: Kırmızı biber yada pul biber katabilirsiniz.

Ezogelin çorbasının Yapılışı

Soğanı yemeklik doğradıktan sonra sıvı yağda kavuralım. Tencereye unu alalım ve hafif pembe rengini alana kadar kavuralım. Et suyunu veya kemik suyunu topaklanmaması için önce azar azar dökerek sürekli karıştıralım. Tamamını döktükten sonra kaynayana kadar karıştıralım.

Kırmızı mercimeği, bulguru ve pirinci yıkayıp temizledikten sonra atalım. Biber ve domates salçasını bir kasede sulandırdıktan sonra ekleyelim. Ocağın altını kısalım ve pirinç ile mercimekler patlayana kadar pişirelim. Bol kuru nane serperek karıştıralım ve servis yapalım. Afiyetler dilerim.

Aşçı Şef Zeki Açıköz’ün anlatımı ile Ezogelin Çorbasının Videosunu izleyebilirsiniz.

Ezogelin Çorbası Resimlerine Bakabilirsiniz:

Ezogelin Çorbasının Hikayesi

Tarifin başlangıcında bahsetmiştik ama tüm hikayeyi öğrenmek isteyenler için ayrıntılı şekilde anlatmaya çalışacağım. Gaziantep iline bağlı olan Oğuzeli kasabasının Dokuzyol (eski adı ile Uruş) ‘da yore halkı tarafından bilinen bir kız yaşarmış.

Asıl adı Zöhre Kız olan bu güzel kızın ismi sonralarda kısaltılarak Ezo Gelin olarak söylenmeye başlanmış. İsmi kadar kendisi de güzel olan Ezo Gelin ağabeyinin evlendiği kıza bedel olarak karşı aileden Şıda Hanifi ile evlendirilmek istenir. Bu usul hala yörede geçerli olan berdel usulu evliliktir.

Ezo Gelin bu evliliği her ne kadar istemese de yöreye uymaktan başka da çaresi kalmamıştır. Düğün yapılır ve Ezo gelin istemediği halde evlenir fakat fazla uzun sürmez ve babasının evine döner.

Uzun süre kendisine evlenme teklifleri gelse de yaşadığı ilk mutsuz evlilikten dolayı evlenmeyi düşünmez. Fakat töre tekrar ağır basar ve ağabeyinin evlenmek istemesiyle teyzesinin oğlu Memey (Mehmet) ile evlendirilir. Ezo gelin Memey’in Suriye’de yaşıyor olması dolayısı ile bu evliliğe de sıcak bakmayarak çare aramaya başlar. Suriye’ye gidip tekrar dönememekten korkmaktadır. Akraba kadınlar araya girip Ezo gelini ikna etmeye çalışırlar ve nihayet Suriye’ye Kozbaş köyüne gelin gider. Kozbaş köyünün töre ve geleneklerine göre dul kadınlara düğün yapılmaz. İmam nikahı ile evlilik gerçekleşir ve berdel usulü gereği Memey bacısı Selvi’yi Ezo Gelinin kardeşine verir.

Bu evlilikten 6 kız çocuğu olur. Bir yandan memleket özlemi, diğer yandan zor yaşam şartları ve yoksulluk ile iyice bitkin düşer. Kaçakçılık yüzünden Suriye ve Türkiye sınırına mayın döşendiği için geri dönüşü imkansızlaşmıştır.

1952’de tek odalı kerpiç evinde, hastalığı sebebi ile bir daha yatağından kalkamaz. Sağlığında Türkiye’ye dönüp ağlar ve ölünce vatanını görebileceği bir yere gömülmesini vasiyet edermiş. Vasiyeti yerine getirilmiş ve ölünce cenazesi yaşadığı köyden alınıp Bözhöyük köyündeki höyüğün üzerine gömülmüş.

Mezarının Türkiye’ye getirilip getirilmedi konusunda kesin bir bilgi yok. Fakat Suriye’ye sınır köylerimizden beyaz bir benek gibi mezarı görülebilmektedir.

Böylesine ilginç bir hayat geçiren ve yoksul yaşantısı ardında bıraktığı bu çorbayı tadarken Ezo Gelin’i hatırlamanız dileğiyle..

“Ezogelin Çorbası” üzerine 2 düşünce

  1. Harika bir çorba oluyor, ben de bu tarife göre yıllardır yapıyorum çok beğeniliyor.Sadece 2 bardak mercimek çok fazla geliyor 20 kişilik çorba çıkar. Ben 6 kişi için 1 büyük çay bardağı kırmızı mercimek, küçük kahve fincanı ile bir fincan bulgur ve bir fincan pirinçle yapıyorum doya doya içiyoruz..Bayağı da koyu kıvamda oluyor. Afiyet olsun

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir